KONYA

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİLGİ AİLESİ Forum Ana Sayfa -> KONYA -KARAMAN
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
sahaf
VIP ÜYE
VIP ÜYE


Kayıt: 01 Arl 2007
Mesajlar: 2323
Konum: KiTapLArıN AraSIndaN

MesajTarih: Pzr Mar 30, 2008 8:52 pm    Mesaj konusu: KONYA Alıntıyla Cevap Gönder

Cennet Yurdumuzun, adı eski devirlerden beri değişmeyen şehirlerinden biri de Konya'dır. Konya adının "Kutsal Tasvir" anlamındaki "İkon" sözcüğüne bağlı olduğu iddia edilir. Bu konuda değişik rivayetler bulunmaktadır. Bunlardan biri; kente dadanan ejderhayı öldüren kişiye şükran ifadesi olarak bir anıt yapılır ve üzerine de olayı anlatan bir resim çizilir. Bu anıta verilen isim, "İkonion" dur. İkonion adı, İcconium'a dönüşürken, Roma döneminde İmparator adlarıyla değişen yeni söyleniş biçimlerine rastlanır. Bunlar; "Claudiconium, Colonia Selie, Augusta İconium" dur. Bizans kaynaklarında "Tokonion" olarak geçen şehrimize yakıştırılan diğer isimler şöyledir: "Ycconium, Conium, Stancona, Conia, Cogne, Cogna, Konien, Konia..." Resim:Konya modern.jpg Modern bir kent olan Konya aynı zamanda Türkiye'nin inanç turizmi merkezidir. Kent içi ulaşım sisteminin omurgası: Konya Tramvayı.Arapların Kuniya dedikleri güzel kentimiz, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde bir daha değişmeyerek günümüze kadar gelen ismine kavuşmuştur: Konya... Konya İli, M.Ö. 7. bin yılından beri yerleşim yeri olmuş, pek çok medeniyete beşiklik etmiştir. Yazının M.Ö. 3500'de kullanılmaya başlattığı hatırlanacak olursa, Konya'nın, ülkemizin en eski yerleşim merkezleri arasında yer aldığı söylenebilir. Çumra Çatalhöyük, sadece ülkemizin değil, Dünya ölçüsünde yemek kültürünün ilk defa başladığı, tarımın yapıldığı, ateşin kullanıldığı, yerleşik hayata geçildiği, vahşi hayvan saldırılarına karşı ortak savunmanın yapıldığı merkez olarak tanınır. Çatalhöyük, Neolitik, Erbaba ve Karahöyük Kalkolitik, Alaeddin Tepesi, Eski Tunç Devri merkezleridir. Tarih devirlerinde Hititler ve Lidyalılar M.Ö. 6. yüzyılda, Persler M.Ö. 4. yüzyılda, Büyük İskender, Selevkoslar ve Bergama Krallığı M.Ö. 2. yüzyılda, Roma, M.S. 395'te Konya ve çevresine hakim oldular. 7. yüzyıl başlarında Sasaniler, bu yüzyılın ortalarında Muaviye komutasındaki Emeviler, şehri geçici olarak işgal ettiler. 10. yüzyıla kadar bir Bizans eyaleti olan Konya; Müslüman Araplar'ın akınlarına maruz kaldı. Malazgirt Zaferi'nden önce Konya'ya ilk gelen, Türk akıncıları Selçuklular oldu. (1069) Büyük Selçuklu Sultanı Alparslan, 1071'de Bizans İmparatoru Romen Diyojen'i Malazgirt'te kesin bir yenilgiye uğratarak, Türkler'e Anadolu'nun Kapılarını açtı. Sultan Alparslan, zaferden sonra komutanlarına Anadolu'nun tamamen fethedilmesi görevini verdi. Etimoloji Türkiye'nin, adı eski devirlerden beri değişmeyen şehirlerinden biri de Konya'dır. Konya; Selçuklu Kutalmışoğlu Sultan Süleymanşah tarafından fethedildi. Fetih tarihi hakkında 1072, 1074 gibi değişik eserlerde farklı görüşlere yer verilmektedir. Ancak, Kutalmışoğlu Süleyman Şah I, Konya'yı fethettikten sonra batıya yönelmiş, merkez olarak İznik'i seçerek, Anadolu Selçuklu Devleti'ni 1074 yılında kurduğuna göre Konya'nın fetih tarihi kesinlikle 1074'ten daha öncedir. Fetihle Konya'da Türk-İslam egemenliği dönemi başlamıştır. 1097'de 1. Haçlı Seferi sırasında İznik kaybedilince Başkent, Konya'ya taşındı. Böylece Konya,; günden güne gelişti, pek çok mimari eserle süslendi ve kısa zamanda Anadolu'nun en mamur şehirlerinden biri oldu. 3. Haçlı Seferi'nde Almanya İmparatoru Friedrik Barbarossa, 18 Mayıs 1190 tarihinde Konya'yı kuşattıysa da, 2. Kılınç Arslan'ın savunduğu kaleyi alamadı, beş gün sonra çekilmek zorunda kaldı. 1308'de Selçuklular'ın düşmesine kadar Konya, Başkent olarak kaldı. Sonra Karamanoğulları Beyliği'nin en büyük şehri olarak, Karamanoğulları'nca yönetildi. Osmanlı dönemi 1387'de Osmanlı Padişahı 1. Murad, şehrin önlerine geldi. 1398'de ise oğlu Yıldırım Beyazıd, şehre girip Karaman Devleti'ne son verdi. Ancak, 1402 Ankara Savaşı'ndan sonra Karamanoğulları Beyliği yeniden kuruldu. Konya, Fatih Sultan Mehmet'in Karamanoğulları Beyliği'ni ortadan kaldırdığı 1465 yılına kadar Osmalı-Karaman mücadelelerine sahne oldu. Fatih Sultan Mehmet, 1470'te İmparatorluğun Rûmeli (Sofya), Anadolu (Kütahya), Rûm (Tokat) Eyaletlerinden sonra, 4. Eyalet olarak Karaman eyaletini, merkezi Konya şehri olmak üzere kurdu. Eyalete ilk zamanlarda, Osmanlı şehzâdeleri vali olarak atandı. Sırasıyla, Fatih'in ortanca oğlu Şehzâde Mustafa, küçük oğlu Şehzâde Cem, 2. Beyazîd'ın büyük oğlu Veliahd Şehzâde Dâmât Abdullah, bunun kardeşi (annesi Karamanoğlu olan) Şehzâde Şehenşah, onun oğlu Şehzâde Mehmet Şâh, 1470'ten 1513'e kadar eyaleti yönettiler. Hanedan dışından ilk beylerbeyi ancak 1513'te atandı. Kanunî Sultan Süleyman devrinde Veliahd Şehzâde 2. Selim de bu görevde bulundu. 17. yüzyılda eyalet 11 sancaklı ve 80.000 km2'ye yakın büyüklükteydi. Tanzimat Dönemi'nde eyalet için Karaman adı yerine "Konya" dendi. 1910'da 102.000 km2 büyüklüğündeki Konya eyaletinin nüfûsu 1.380.000'di. 11 ilçeli Konya Merkez, 7 ilçeli Niğde, 2 ilçeli Burdur, 5 ilçeli Teke (Antalya), 5 ilçeli Hamîd (Isparta) sancaklarına ayrılıyordu. Kurtuluş Savaşı Mondros Ateşkes Anlaşması'ndan sonra İtalyanlar, Antalya ve çevresinden başka Konya'yı da işgal ettiler. Ekonomik çıkar sağlamak ve sömürge olarak kullanmak amacında olan İtalyan askerleriyle silahlı mücadele yapılmamıştır. Akşehir'e kadar gelerek devriye görevi üstlenen İtalyan askerleri Konya kent merkezinde kayda değer bir faaliyette bulunmamışlardır. Yeni Türk Ordusu'nun Batı Cephesi'nde Yunanlılar'a karşı İnönü Savaşları'nı kazandığı günlerde İtilaf Devletleri'yle anlaşmazlığa düşen İtalya, işgalden vazgeçerek 12 Mart 1920'de Türkiye'den ayrılmaya başlamıştır. 20 Mart 1920'de Konya, işgalden tamamıyla kurtulmuştur.

Coğrafi konumu

Konya Anadolu'nun ortasında, İç Anadolu Bölgesi'nin güneyinde yer almaktadır. Şehrin topraklarının büyük bir bölümü İç Anadolu'da, Güney ve güneybatı kesimleri Akdeniz Bölgesi'nde bulunur. Yüzölçümü göller hariç 38257 km2 olan il, Türkiye'nin en büyük yüzölçümüne sahip olan ilidir. Kuzeyde Ankara, batıda Isparta, Afyonkarahisar, Eskişehir, güneyde İçel, Karaman, Antalya, doğuda ise Niğde ve Aksaray illeri ile çevrilidir. Nüfusu Şehir nüfus olarak 1825'de Türkiye'nin 11. ve dünyanın 69. en kalabalık şehriydi. Sonra nüfus geriledi; 1875'te 50.000 oldu. 1927'de 47.000 olarak sayılan nüfus, 1960'ta 123.000, 1975'te 247.000, 1980'de ise 329.000'i buldu. 22 Ekim 2000 tarihinde yapılan genel nüfus sayımında Konya'nın nüfusu merkez 1.387.507, ilçe ve köyler 993.214 toplam nufus 2.380.721 olmuştur. Bu sayıma göre, Konya'nın nüfusu Merkez 1.387.507, ilçe ve köyler 993.214, toplam nüfus 2.380.721. olmuştur.

Selçuk Üniversitesi kütüphanesi..................... Tarihi ve Turistik Yerler

Konya, Selçuklulara iki asırdan fazla başkentlik yapması sebebiyle, Türk mimarisinin gözde eserleri sayılan eserlerle süslenmiştir. Konya'da Türk-İslâm döneminden önce yapılan eserlerin günümüze ulaşamadığı söylenir. Yapılan kazılar neticesinde Hitit, Roma ve Bizans kalıntıları bulunmakla beraber, Konya'da ayakta kalan eserlerin hepsi "Türk Çağı"nda yapılmıştır. Bu eserlerin başında Konya'nın sembolü sayılan Mevlânâ Müzesi gelir. Mimar Bedrettin Tebrizî tarafından yapılan ve Kubbe-î Hadra (En Yeşil Kubbe) denilen 16 dilimli âbide firuze çinilerle kaplıdır ve bugünkü görüntüsüne Cumhuriyet döneminde kavuşturulmuştur. Selçuk Üniversitesi Tıp FakültesiAlaeddin Camisi, Sahip Ata Külliyesi, Karatay Medresesi, İnce Minareli Medrese, Sırçalı Medrese Selçuklu dönemi eserlerindendir. Selçuklu ve Beylikler dönemine ait pek çok cami, hamam, çeşme, köprü, tekke, kervansaray, hastane, su yolu ve diğer altyapı kuruluşlarına sahip bulunan Konya'da Osmanlı dönemine ait eserlerin en tanınmışı ise Sultan Selim ve Aziziye Camii'leridir. Konya 12. Yüzyılın ilk yarısında Sultan Alaeddin Keykûbat devri ve sonrasında, Dünyanın ilim ve san'at merkezi özelliğini kazanmıştır. Türk-İslam Dünyası'nın her tarafından gelen bilim ve sanat adamları Konya'da toplanmışlardır. Bahaeddin Veled, Muhyiddin Arabî, ve Mevlânâ Celaleddin Rûmî, Sadreddin Konevî, Şemsî Tebrizî, Kadı Burhaneddin, Kadı Siraceddin, Urmemi gibi bilgin, mutasavvıf ve filozoflar kıymetli eserlerini Konya'da hazırlayarak, dünyaya ışık tutmuşlardır. "Konya'nın Altın Çağı" denilebilcek bu özelliği, 12. yüzyıl ortalarına kadar devam etmiştir. Bu şahsiyetlerin ve Anadolu'nun yeni sahiplerinin engin hoşgörüleri, bilim, san'at ve teknik alanlardaki üstünlükleri, köklü kültürel ve sosyal yapıları, Anadolu'nun "Ana Yurdumuz" olmasında büyük etken olmuştur. Böylece ne Bizans saldırıları, ne Moğol istilâsı, ne Haçlı orduları, ne İtalyan, ne Yunan işgalleri, Türk'ün Anadolu'daki egemenliğini yok edememiştir. Konya ve millî kültürümüzün manevi mimarları, Mevlânâ Celâleddin Rûmî; yaşama sevinci, dünya görüşü ve hayat felsefesi ile dünyaya ışık tutarken; Nasreddin Hocamız, Türk Mileti'nin hazır cevaplılığını nükteleriyle dile getirmiş; Yunus Emre ise insan ve insanlık sevgisiyle adeta Ortaçağ karanlığındaki Avrupa'ya "medeniyet dersleri" vermiştir. Şehrin diğer turistik yerleri ise Karatay Medresesi, Akşehir Müzesi, Etnografya müzesi, İnce Minare Müzesi, Koyunoğlu Müze ve Kütüphanesi, Ereğli Müzesi, İvriz Kaya Anıtı, Sille, Sille Aya Elena Klisesi, Eflatunpınar Hitit Anıtı, Kilistra Antik Kenti, Karahöyük, Yerköprü Mağarası, Büyük Düden Mağarası, Sultan Hamamı, Alaeddin Camii, İplikçi Camii, Sahip Ata Camii ve Külliyesi, Tavusbaba Türbesi'dir. Mevlana müzesi [değiştir]Ana madde: Mevlana müzesiBu gün müze olarak kullanılmakta olan Mevlana Dergahının yeri, Selçuklu Sarayının gül bahçesi iken bahçe, Sultan Alaadin Keykubat tarafından Mevlana'nın babası Sultanü'l Ulema Bahaeddin Veled'e hediye edilmiştir. Sultanü'l Ulema 12 ocak 1231 yılında vefat edince türbedeki bugünkü yerine defnedilmiştir. Bu defin gül bahçesinde yapılan ilk defindir. Sultan'ül Ulema'nın ölümünden sonra kendisini sevenler Mevlana'ya müracaat ederek babasının mezarının üzerine bir türbe yaptırmak istediklerini söylemişlerse de Mevlana "Gök Kubbe'den daha iyi türbe mi olur? Diyerek bu isteği reddetmiştir. Ancak kendisi 17 Aralık 1273 yılında vefat edince Mevlânâ'nın oğlu Sultan Veled mevlana'nın mezarının üstünde türbe yaptırmak isteyenlerin isteklerini kabul etmiştir. "Kubbe-i Hadra" Yeşil Türbe denilen türbe dört fil ayağı (Kalın sutun) üzerine 130.000 Selçuki Dirhemine mimar Tebrizli Bedreddin'e yaptırılmıştır. Bu tarihtensonra inşaat faaliyetleri hiç bitmemiş, 19.y.y. ın sonuna kadar devametmiştir. Mevlevi Dergahı ve türbe 1926 yılında "Konya Asar-ı Atıka Müzesi" adı altında müze olarak hizme başlamıştır 1954 yılında ise müzenin teşhir tanzimi yeniden elden geçilmiş ve müzeni adı "Mevlana Müzesi olarak değiştirilmiştir. Müze alanı bahçesi ile birlikte 65000 m2. İken, yeni istimlak edilerek Gül bahçesi olarak düzenlenen bölümlerle birlikte 18.000 m2. ye ulaşmıştır. Müzenin avlusuna "Dervişan Kapısı" ndan girilir. Avlunun Kuzey ve Batı yönü boyunca Derviş hücreleri yer almaktadır. Güney yönü, Matbah ve Hürrem Paşa Türbesinden sonra, Üçler Mezarlığına açılan Hamuşun (Susmuşlar) kapısı ile son bulur. Avlunun doğusunda ise Sinan Paşa, Fatma Hatun ve Hasan Paşa Türbeleri yanında Semâhâne ve Mescit bölümleri ile Mevlana ve aile fertlerinin mezarlarının da içerisinde bulunduğu ana bina yer alır. Avluya Yavuz Sultan Selim'in 1512 yılında yaptırdığı üzeri kapalı Şadırvan ile Şeb-i Aruz (Düğün Gecesi) havuzu ve avlunun kuzey yönünde yer alan selsebil adı verilen çeşme, ayrı bir renk katmaktadır. Etnografya Müzesi Bölge Müzesi tarzında eğitim amaçlı olarak inşaa edilen bina 1975 yılında Etnografya Müzesi olarak hizmete açılmıştır. Üç katlı binanın bodrum katında fotoğrafhane, arşiv ayniyat ve etütlük eser depoları, kaloriferhane ile halen çalışmaları devam etmekte olan ve 1999 yılı içerisinde açılması planlanan Halı Kilim seksiyonu bulunmaktadır. Bu bölümde Etnografya Müzesi depolarında bulunan başta Selçuklu Halı örnekleri olmak üzere, Dünyanın bilinen birkaç halı-kilim dokuma merkezinden birisi olarak kabul edilen Konya Bölgesi'ne ve Türkiye sınırları içersinde kalan meşhur halı-kilim dokuma merkezlerine ait halı ve kilimler sergilenecektir. Zemin katta teşhir salonu ve Dr. Mehmet ÖNDER Konferans Salonu; birinci katta bürolar, idari hizmet servisleri, kütüphane ve eser depoları bulunmaktadır.Teşhir salonunda satın alma, hediye ve başka müzelerden devir yolu ile müzeye kazandırılan daha çok Konya ve çevresine ait etnografik eserler sergilenmektedir. Çatal Höyük [değiştir]Çatalhöyük, Konya'nın Çumra İlçesi sınırlarında olup, İlçenin 10 km. doğusunda yer almaktadır. Höyük, farklı yükseklikte iki tepe düzü olan bir tepe şeklindedir. Bu iki yükseltisi nedeniyle çatal sıfatını almıştır. Çatalhöyük 1958 yılında James Mellaart tarafından keşfedilmiştir, 1961-1963 ve 1965 yıllarında kazısı yapılmıştır. Yüksek tepeni batı yamacında yapılan çalışmalar neticesinde 13 yapı katı açığa çıkartılmıştır. En erken yerleşim katı (1) ise M.Ö. 5500 yıllarında tarihlenmektedir. Stil Kritik yolu ile yapılan bu tarihleme, C14 metodu ile de doğrulanmıştır. İlk Yerleşme, ilk ev mimarisi ve ilk kutsal yapılara ait özgün buluntuları ile insanlık tarihine ışık tutan bir merkezdir. Yapılarda kullanılan malzeme kerpiç ağa ve kamıştır.Çatalhöyük'te 1996 yılına kadar kazılar yapılmamış bu yıldan itibaren İngiliz Arkeoloji Enstitüsü tarafından Ian Hodder başkanlığında kazılar devam etmektedir. Bulunan kazı eserleri ise Konya Arkeoloji Müzesine teslim edilerek bir kısmı teşhir edilmekte diğerleri ise depolarda koruma altına alınmış durumdadır. Atatürk Müzesi 1912 yılında yapılan ev, 1928'de Konya'lılar tarafından Atatürk'e hediye edilmiştir. 1964 yılında müze olarak açılmıştır. İçinde Atatürk'e ait elbiseler, eşyalar, fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir. Arkeoloji Müzesi 1962 yılında ziyarete açılmıştır. Neolithik - Erken Bronz, Hitit, Frig, Grek, Roma ve Bizans devrine ait eserler teşhir edilmektedir. Çatalhüyük, Canhasan, Erbaba, Sızma, Karahüyük, Alaaddin Tepesi'ndeki kazılardan çıkan eserler sergilenmektedir.

Ekonomi, sanayi

Konya; sanayi olarak hem yurt içerisinde hem de yurt dışında ismini Tarım Makinaları ve Değirmen Makinaları imalatıyla duyurmuş ve bu sektörde üretimleriyle tercih edilenler listesinde en önemli yeri almıştır. Bugün bu alanda yapılan ihracatların büyük bir bölümü Konya'da üretilen bu makina ve ekipmanlardan oluşmaktadır. Hali hazırda yeni yeni faaliyete geçen 3. Organize Sanayi Bölgesiyle birlikte imalat sektöründe çok iyi bir potansiyele sahip konumdadır. Değirmencilik sektörüne yönelik imalat türlerinde, Avrupanın ve son zamanlar da Çin'in piyasalardaki etkisini kırmayı başarmıştır. İmalatın yanı sıra bu sektöre hizmet veren firmaların bir çoğu başta İran, Irak, Suriye, Rusya ve Türki Cumhuriyetlerinde anahtar teslimi Un ve Yem Fabrikaları tesislerini kurmuşlar ve yine bu konuda da tercih edilen markalar olmuşlardır. İmalat Yan Sanayisi olarak da oldukça kaliteli üretimler yapabilen bir çok kuruluşa sahip olan Konya, yakın çevre illerdeki imalat sektörlerine de fason üretimlerle cevap vermektedir. Diğer sektörel bilgileri ise şöyledir; El Sanatları: Konya el sanatlarında kendine özgü duygu ve düşünceleri yansıtmıştır. El sanatlarında halıcılık, kaşıkçılık, keçecilik, oya ve nakış işçiliği şeklinde gelişmiştir. İşlemiş oldukları şekiller, çizgiler, renkler belli bir düzen içerisinde kendini göstermektedir. İzleyenleri büyülemekte ve hayran bırakmaktadır. El sanatları ile uğraşan bir esnaf kesimi türemiş ve çarşılar kurulmuştur.

Halıcılık: Konya'ya Büyük Selçuklular zamanında girmiş ve Anadolu Selçuklular zamanında en iyi örneklerini vermiştir. İlimizde Ladik, Sille, Akşehir, Karapınar, Saray, Kavak ilçe köyleri ve önemli hal dokuyan merkezlerdir.

Kaşıkçılık: Genelde Şimşir, Armut, Gürgen, Kavak gibi ağaçlardan yontularak yapılır. Kaşıklr ressamlar tarafından boyanır ve motiflendirilir. Turistik eşya olarak en çok pazarlanan el ürünleri arasında yer almaktadır.

Keçecilik: Keçeler ev döşemeleri, seccade ve yolluk olarak da kullanılır.Binek ve koşum hayvanlarının eğer ve semerinde kullanılır.

Oya ve Nakış İşleri: Genç kızlar ve kadınların yapmış oldukları oya ve nakışlar turistik eşya olarak satılmaktadır.

Huğlu (Tüfekçilik): Konya iline bağlı Huğlu kasabasında bugün dünya da adını duyuran elle yapılan av tüfekleri yapılmaktadır. Av tüfekleri düz oyma şeklinde yapıldığı gibi pirinç veya gümüş kaplama üzerine motif yapılarak satışa sunulmaktadır. Fakat başkan Ömer çevik döneminde en kötü günlerini yaşamaktadır.

Üzümlü (Tüfekçilik): Beyşehir ilçesine bağlı Üzümlü kasabasında tüfek imalatı ustaların kurduklar bir kooperatif sayesinde yürütülmektedir. İmalatın %30’u elle yapılmaktadır. Türkiye de ve dünyada bir çok bayilik sayesinde satışı yapılan tüfeklerin yıllık üretimi 40.000 kadardır.

Testicilik: Konya iline bağlı Doğanhisar ilçesinde testiler, sırçalı kaplar, çiçek saksıları büyük bir ustalıkla üzeri çeşitli desen ve motiflerle işlenerek yapılır.

_________________
Ruhun Mukavemeti Aştığı Engeller Nispetindedir!
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder Yazarın web sitesini ziyaret et
EfeCe
**ADMİNİSTRATOR**
<font color=darkpurple>**ADMİNİSTRATOR**


Kayıt: 30 Ksm 2007
Mesajlar: 12208
Konum: Kiminin aklında,kiminin sol yanında

MesajTarih: Pzr Mar 30, 2008 9:18 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

ÇOK TEŞEKKÜRLER ABLA BİLGİLER İÇİN ::tsk :-o ::tsk :-o

_________________

GôK}-{å]\[
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
turkiye_sevdasi
MODERATÖR
MODERATÖR


Kayıt: 01 Arl 2007
Mesajlar: 489
Konum: C*-ŞEREFLi TÜRK MiLLETiNiN SIRADAN BiR NEFERi-C*

MesajTarih: Pts Mar 31, 2008 11:43 am    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

paylasimin icin tesekkürler abla sagolasin :-o

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder
GAMacı
VIP ÜYE
VIP ÜYE


Kayıt: 07 Mar 2008
Mesajlar: 1807
Konum: OSMANLI MİRASI

MesajTarih: Pts Mar 31, 2008 12:28 pm    Mesaj konusu: Alıntıyla Cevap Gönder

TEŞEKKÜRLER EMEĞİNE SAĞLIK KARDEŞİM ::tsk

_________________

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!



GAMacı

Only registred user can see link on this forum!
Registred or Login on forum!

GAMacı
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİLGİ AİLESİ Forum Ana Sayfa -> KONYA -KARAMAN Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

 
     

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.056