Create your own forum on ForumUp.com, It's free, powerful, and fast! :-)
SILA - Gurbet Üstüne

 
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİLGİ AİLESİ Forum Ana Sayfa -> SILA
Önceki başlık :: Sonraki başlık  
Yazar Mesaj
EfeCe
**ADMİNİSTRATOR**
<font color=darkpurple>**ADMİNİSTRATOR**


Kayıt: 30 Ksm 2007
Mesajlar: 12208
Konum: Kiminin aklında,kiminin sol yanında

MesajTarih: Prş May 22, 2008 3:51 pm    Mesaj konusu: SILA - Gurbet Üstüne Alıntıyla Cevap Gönder

Çocukluk yıllarıma dönerek sıla - gurbet sözcüklerini ilk kez ne zaman işittim diye kendime bir soru sordum. Küçük bir çocuk için bu sözcüklerin anlamı çocuk dilinde ‘gurbette olan için ‘ - addda diddi’ den başladığını düşünüyorum. Belki de vedâ edilirken sallanan el ve gözden akan birkaç damlacık, gurbet ile sıla arasındaki karşıtlığı anlatan ilk soyut terimlerdi bence.

İlk gurbeti ne zaman yaşadım, dün gibi anımsıyorum. Kim unutmuş ki, ben unutayım! Bizim gurbet öyle Nasreddin Hoca’nın fıkralarında geçen gurbet gibi ‘kapı arkası gurbet ‘ değildi. Kara trenle beş altı saat süren bir yolculuktan sonra sıladan gurbete gelirdik. Zonguldak - Ankara arası sefer yapan TCDD kara treni karanlığın içinden köyün sessizliğini bozardı. Belki insanlar uykularından uyanıp tekrar uykuya dalabiliyorlardı ama köyün en iri çoban köpeklerinden finolarına kadar hepsi kara tren için söz birliği etmişçesine hep bir ağızdan hakarete benzeyen havlamaları ile bu saatte, bu trenin burada ne işi olur diye bıkmadan, her gece aynı hakareti ve hareketi yapmaktan geri kalmazlardı.

Kara tren, sevenleri ayırmak için geldiği gibi, bir o kadar da gurbette olanları sılaya kavuştururdu. Onun bu iyiliğini türkülerimizde daha az rastlarken ayrılık üzerine olanların çok olduğunu biliyoruz.

Kara tren gelmez m´ola

Düdüğünü çalmaz m´ola

Gurbet ele yar yolladım

Mektubunu yazmaz m´ola

diyerek sitemlerini dile getirirken gurbetten sılaya gelenler yine trenli türkülerden hoş olanlarını mırıldanırlardı:

Tren gelir hoş gelir

ley ley limi limi ley

diye başlar. Mutluluk ve umut doludur sözleri. Geçen yıllara baktığımda ikisini de mırıldandığımız anlar olmuştur.

Gurbete çalışmak için gidenler, vatan görevi için köyünü - kentini terk edenlerin istasyondan kalkarken çaldığı düdük, insanı ta ciğerinden vurur. Duygulandırır. Bu yoğun duyguları ne bir otobüs ne de minibüs kornası yaşatabilir.

İstasyondan kalkıp belli bir sürate ulaşınca tren raylarının birleştiği noktalardan tıkı tık, tıkı tık seslerine kendinizi kaptırdığınızda duygularınızı mırıldanan ritme uygun sözleri sıraladığınızda değme rock müziğe taş çıkarır. Çünkü içinde hüzün vardır, aşk vardır, özlem vardır, sevgi vardır.

Son yıllarda moda olan pop şarkılarının içeriğine bakıyorum:

‘Aramazsan arama ‘ diyor. Oysa biz için ‘yol ver dağlar yol ver bana´ veya ‘Dağlar dağlarrrrrr, kurban olam, yol ver geçem‘ besteleri ile bir iki ay değil yirmi otuz yıl tazeliğini kaybetmedi ve kaybetmeyecek de. Siparişle yazılmış sözler değildi. Yaşanmıştı. Gözyaşı ile mürekkebin karıştığı dizelerin besteleriydi.

Kara trenler tarihe karıştı. Duygularımız da zaman içinde o yoğunluğu kaybetti. Unuttuk, unutulduk. Ucu yanık mendilden mektuba geçtik, derken yerini telefonlar, GSM´ ler aldı. SMS´ ler, elektronik posta ve chat derken, yakında aradığınız kimseyi karşınızda görebileceğiniz telefonların yaygınlaşması ile gurbet ve sıla sözcükleri tarihe karışıp gidecek sanki. Bu sözcükler belki Avrupa´ya gelenlerin isimlerinde yaşayacak. Bir ara Gurbet, Hasret, Özlem, Sıla, Türkü isimleri vardı; bu duygular buralarda da solmak üzere. Örnek mi istiyorsunuz. Melissa, Yasmin, Denis, şu anda aklıma gelenlerden bir kaç tanesi.

Bir de sanal ortamda yurt özlemi giderme modası var ki sormayın gitsin. Sanal âlemin chat trafiğini İstanbul’un eski Galata Köprüsü trafiğine benzetiyorum. Gelenin gidenin belli olmadığı ve herkesin bir telaş içinde bir aşağı, bir yukarı yürüyüşleri bana internet ağını hatırlatırdı. O köprü nice dostları kavuşturmuştu. Eminönü İskelesi´nden Sirkeci’ye uzanan yol gurbete uzanan yol gibi kısa değildi. Sirkeci Garı´na girdiğinizde Haydarpaşa Garı´nda yaşadığınız duygulardan daha farklılarını yaşamıştı gurbet trenine binenler. Gurbete dayanıklı olma sınavının ilk basamağı Haydarpaşa’dan Sirkeci´ye gelen vapura binebilmektir. Sınavın ikinci ayağı ise Sirkeci Garı´ndan kompartımana... Tahtadan yapılan beli kuşaklı bavulun içinde neler olduğunu şimdi bile tahmin ediyorum.

İş ve İşçi Bulma Kurumu´nun gönderdiği zarf ziyan edilmemiş, çoluk-çocuğun resmi bu zarfa konmuştur. Her ne kadar bazıları resimleri yanında taşımak istese de eşinin resmi olur olmaz yerde gösterilmemesi için bavul tercih edilmiştir. O bavul içinde, eşinin ördüğü yün kazak ve yün çorap ile Avrupa’nın karakışını göğüsleyecek kadar sağlamdır. Alaman mallarına taş çıkartır. İçinde orlonu ve naylonu yoktur. Avrupa’da tanıdığı yoktur. Dil bilmez, yol bilmez. Belki bir hemşehrime rastlarım. Allah yardımcım olsun, der. Olmazsa, bu tren bu tarafa da geliyor. Atlarım trene geri dönerim köyüme. Bu olumlu yaşama bakış ile su serper yüreğine.

O tahta bavul içi umutlarla dolu gider gurbete. Umutlarla dolu gelir mi ? İşte orası belli değil. Belki bir teypli radyo, bir de ikiye katlanan bisiklet, ağlayan bebek ile ağlamaklı yüzler güldürülmeye çalışılırdı.

O yüzler ne kadar güldü... Yıllar geçti, özlemler bitmedi. İnsanların göçü ve arayışları da. Artık gezegenlerin yer aldığı türküler gündeme gelecek. Şairler yıldızlardan daha çok bahsedecek. Venüs, zaten şiirlere girmişti. Zühre olarak. Ay ve yıldızlardan sonra en çok anılan gezegen yerini hangi gök cisimlerine bırakacak. Karşılıksız aşktan dert yananlar Mars diyecekler, sevda bulutları çevresini saranlar ‘Satürn gibiyim’.

Çok uzakta olanlar, gurbettekiler ise Üranus ve Plüton gezegenleriyle uzay edebiyatında yerini alacaklar.

Ne gurbet biter... Ne de hasret.

_________________

GôK}-{å]\[
Başa dön
Kullanıcının profilini görüntüle Özel mesaj gönder E-posta gönder Yazarın web sitesini ziyaret et MSN Messenger
Önceki mesajları göster:   
Yeni başlık gönder   Başlığa cevap gönder    BİLGİ AİLESİ Forum Ana Sayfa -> SILA Tüm zamanlar GMT
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
Geçiş Yap:  
Bu forumda yeni başlıklar açamazsınız
Bu forumdaki başlıklara cevap veremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız





Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group
Türkçe Çeviri: phpBB Turkey & Erdem Çorapçıoğlu

 
     

Abuse - Report Abuse
Powered by forumup.com forum gratis free, create open your free forum!
Created by Raulken of Hyarbor S.r.l.
TOS & Privacy.

Page generation time: 0.028