Çoğu zaman yeni düşünceler ve fikirler “o anki” mevcut düşünce mirasına dayanır… Bizler ister istemez o anı değerlendiririz. Bazen olduğu gibi kabullensek de, çoğu zamanda bu mirası işleyip değiştirmeyi, biçimlendirmeyi tercih ederiz.
Bir kulübümüzün başkanı çıkıyor, diyor ki “ Benim kulübüm 100. yılında 100 kupayı kazanacaktır”… Ve, her zaman üstün performansla bekleyen “şer grupları” köşe başını tutarak bu işin gerçekleşmemesi için ellerini oğuşturarak bekliyor.
Hani derler ya “Allah’ın sopası uzundur” öyle oluyor. Bu kulübümüz 100. yılında, 100 kupa değil 224 kupa kazanıyor… Fakat devre arasının girmesinden, puan cetvelindeki beklenen ilk üçün sırası bozulmasından ve birde transfer hikayeleri başlayınca bu kupalar tarih sayfalarında yerini bulsa da, gündemdeki gerçek yerini bulamıyor… Yani 224 gibi tarihi bir rakamı bünyesinde gizleyen “kazanılmış kupaların öyküsü” başlamadan bitiyor.
Ben kendi adıma bu kupaların dağılımını ve başarı öyküsünü bundan önceki yazımda konu edinmeye niyetliydim... Ama kabına sığmayan, çılgın kafası çoğu zaman farklı düzeyde çalışan ve farklı yetenekleriyle ürün çeşitliliği içinde olan “sevgili” arkadaşımın telefon konuşmasına kafayı takıp o konuyu yazınca kupaların öyküsü bu güne kaldı.
Evet… Bir kulüp bir sezonda 224 kupa alıyor… Bu kulübün başkanı taraftarlarına 100. Yılında 100 kupa sözü vermişti. Ve sözünü katlamalı olarak yerine getirdi… Bu tarihi bir başarı. Belki de bir Dünya rekoru. Bilmem Dünya da bir sezonda 224 kupaya sahip olan başka bir kulüp var mı?
Peki bu kupalar nereden nasıl ve kimlerce alındı… Bunun dökümanınıda vereyim.
-Süper Lig ve Süper Kupa şampiyonluğu artı Futbolun alt yapı takımlarıyla gelen 11 ayrı organizasyondan kazanılan 11 kupa.
-Basketbol bayanların Türkiye Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Kupa Şampiyonluğu. Erkelerin Lig Şampiyonluğu, Cumhurbaşkanlığı Kupası ile basketbol alt kategorilerdeki değişik yaş gruplarıyla kazanılan 17 kupa.
-Voleybol bayanlar ve erkeklerin Türkiye ikincisi ile bu branşın alt yapısıyla kazanılan 12 kupa.
-Masa tensinde ikisi şampiyonluk olan 4 kupa.
-Atletizm’de Türkiye Atmalar bayan ve erkeklerde şampiyonluğu ve diğer derecelerle kazanılan 5 kupa.
-Boksta 8, yüzmede 29, kürekte 11 ve Yelken Şubesinin kazandığı 120 kupa… Yazmayı unuttuklarım varsa kusura bakmayın. Tescilli kazanılmış kupa sayısı kayıtlarda “224” gözüküyor.
Padon!.. Tarih sayfalarında bir yılda kazanılmış kupa sayısı “224” olarak yer alan ve bunu başaran kulübün adından söz etmedik… Bu kulübün adı ne, rengi ne, başkanı kimdir?.. Neden söz edeyim? Türkiye’de zaten tanımı çok kolay, bu sezon Avrupa’da da adından iyi söz ettiriyor… Bu kulübün başkanı kulüp ve takım için yaptığı çalışmalarıyla, bir zamanlar kendisine karşı olanları bile aynı yolda yürütmeye başladı… Hala bu takımı hatırlayamadığınızı ve adın düşündüğünüz sanmıyorum… Hani muhteşem stadı ve taraftarı var ya! Hani “şer gruplarının” kıskançlık krizlerini bitirmeyen kulüp var ya… İşte bu bir yılda 224 kupayı kazanarak küçümsenmeyecek tarihi bir başarıya imzasını atan kulüp “O” kulüp.
Hala hatırlayamadınız mı? Hadi, hadi hatırlamışsınızdır… Fazla kendinizi sıkmayın… Her kulübe kolay kolay nasip olmayacak bir yılda kazanılan bu 224 kupanın sahibini yüreklice alkışlayın… Sıkılmayın, bu kötü bir şey değil, her şeyden önce ülke adına yaşanması güzel, keyif veren bir gurur… Hadi, lütfen biraz cesaretli olun, söyleyin şu üç kelimeyi… Bakınız bu korktuğunuz kadar zor olmayacak, tabi ki yürekliyseniz… Hazır mısınız ?.. Haydi hep beraber, ama lütfen yüksek sesle
“Helal olsun Fenerbahçe’ye “!..